Sinir bozucu 4 karakter!

1.491

Olanlardan da uzak durun.

Uzak duramıyor musunuz?

O halde biraz farkındalıkla kendimizi korumaya alalım.

 

VERİMSİZ

Bir konudan bahsedersin, yüksek perdeden şaşırır.

“Aaa benim hiç haberim yok, bana da göndersene o mail’i, ilgili kişilerle paylaşayım” der, anında gönderirsin.

Aradan 1 hafta geçer, aynı muhabbet aynı şaşkınlık ifadesi ile tekrarlanır.

“Evet böyle birşey var. Evet sana mail atmıştım.

Tamam tekrar gönderiyorum.”

Sonunda o mail’i alıp, okuyup gereğini yapar mı peki?

Belki başka bir zamanda, paralel bir evrende.

Mesajını kaybeder, whatsapp’ı bozulur, telefonunun şarjı biter, okuduğunu unutur, söz verdiğini 50 kere hatırlatmadan beceremez.

Dağınıklığı ile yorar.

Hemen her konuya atlayıp kendi isteği ile gönüllü olduğu halde en iyi yaptığı şey teşekkürleri önden toplayıp devamında beyni bedavaya almaktır.

Ertesi gün için konuşmanıza rağmen “Sen bana tekrar hatırlat” demekten geri kalmaz.

Siz de onu ciddiye almayın, ondan gelen tekliflere “he” deyin ve geçin.

ENTRİKACI

Basit bir espri yaparsın, ortalığı inleten bir kahkaha patlatır.

Düz mantık düşününce tavırlarına anlam veremezsin.

Arka planda daima senaryosunu kendisinin yazdığı ve tabi ki baş rolde olduğu filmi çekmekle meşguldür.

Vah zavallı figüranın halinde.

Herhangi bir diyalogda aklından bin tilki geçer, devamlı ortamı tartar, etrafa karşı kendisini pozisyonlamanın derdindedir.

Senden açık açık birşey istemek ve devamında teşekkür etmek onun tarzı değildir. İstemem yan cebime koy tutumunu tercih eder, istediği olduğunda ise dudak büker ve iyiliği yapan sen değil de oymuş gibi teşekkür bekler.

Ona istediğini vermeyin, açıkça söylemediği hiçbir konuda imalarını rica olarak kabul edip işini halletmeyin.

SÖYLENEN

Yağmur yağdıysa bilin ki o arabasını yıkattığı için yağmıştır.

Komşusundan şikayetçidir, işini beğenmez.

Her yeni gün söylenecek yeni bir konu bulur. S

iz sorunlarına pozitif taraftan, çözüm odaklı yaklaştıkça agresifleşir.

Zira asıl derdi problemlerini çözmek değil söylenerek stres atmaktır.

Hayatının berbat olduğuna sizi ikna edene kadar rahatlamaz.

Pes edip ikna olmanızın hemen ardından bu sefer onu motive etmenizi bekler.

Çünkü onu hayata karşı motive etmek sizin görevinizdir.

Bir dahaki sefere kendinizi yorum yapmak zorunda hissetmeyin ve sessiz kalmayı deneyin.

Karşınızda laftan anlamayan bir duvar varsa sizin de duvar gibi hareket etmenizde bir sakınca yok.

EDİLGEN

Takipçi ve eşlikçidir.

Kendi kararlarını alıp kendi hayatını kurmak yerine vitesi boşa alır ve arkadaşlarını takip eder.

Etrafındakilerin sözlerini fazla ciddiye alır, hayatındaki kişiye değer vermek yerine başkalarının lafı ile, onlar ne düşünür kaygısı ile hareket eder.

Gün gelip arkadaşları iddalı laflarını yediğinde ve eleştirdikleri durumların tam da içine düştüğünde ancak aklı başına gelir.

Sevdiği kişiye gereken önceliği vermediğini, onu yok yere kırdığını, başkalarının ise kör topal birini bulur bulmaz kendisini ihmal ettiğini fark eder.

Diğer karakterlere nazaran daha naif görünmekle beraber hayatındaki kişiye verdiği zarar katsayısı ve yıpratma kapasitesi oldukça yüksektir.

Siz bu kişilerin yanından yorgun, kimi zaman kafası karışmış, üzgün ve gergin ayrılırken onlar da verdikleri ve aldıkları enerjinin farkında oldukları için dibinizden ayrılmıyorlar.

Söylenen sözlerin, oynanan oyunların, çeşitli manipülasyonlarla kağıt üzerinde kendini haklı göstermenin bir kıymeti yok.

Anlamı da yok.

Ağızda iyi tat bırakmak, kalbi ısıtmak mesele.

Bu konuda ise hile yapmak neyse ki mümkün değil.

Günün sonunda maddi/manevi sömürülmüş, bitkin hissediyorsanız bilin ki size haksızlık edilmiş, olması gerektiği gibi düşünceli, incelikli davranılmamış.

Başka bir ispata gerek yok.

Değerinizi bildiğiniz ve kendinizi kullandırmadığınız bir hafta olsun dilerim,

 

Sibel ŞENGÜL

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.