Anne-babalar çocuğunuza dikkat edin! 16 yaşına kadar sinsi sinsi ilerliyor

Anne-babalar çocuğunuza dikkat edin! 16 yaşına kadar sinsi sinsi ilerliyor 2

Her 100 kişiden 2’sinde görülebilen Borderline kişilik bozukluğu, özellikle kadınlarda erkeklere oranla 3 kat daha fazla görülüyor. Genetik yatkınlığın tetikleyici olduğu bu sorun çeşitli travmalar nedeniyle de ortaya çıkabiliyor. Adını son yıllarda daha sık duymaya başladığımız “borderline” aslında neredeyse yarım asır önce tanımlanmış bir kişilik bozukluğu.

Anne babaların dikkat etmesi gereken bu kişilik bozukluğu, 16 yaşına kadar sinsice ilerliyor! Sınırda kişilik bozukluğu olarak da bilinen “Borderline kişilik bozukluğu” nedir, neden olur, genel özellikleri nelerdir?

addtext 12 27 01.57.06

Bazıları onların daha zeki olduğunu düşünüyor, bazıları ile sadece çılgın ya da öfkeli… Şizofreni ya da bipolar ile sık sık karıştırılabiliyor. Bazıları bu kritik kişilik bozukluğunun karizmatik olduğunu bile düşünüyor. İnternet üzerinde bu konuda birçok kafa karıştırıcı ve yanlış bilgi var. Peki, gerçekten nedir Borderline kişilik bozukluğu? Kimlerde görülür? Kişinin hayatına, ilişkilerine nasıl etki eder? Görülme sıklığı oldukça yaygın olan Borderline kişilik bozukluğu ne yazık ki 16 yaşına kadar teşhis edilemiyor. Bu nedenle anne babaların çocuklarını çok daha iyi gözlemlemesi gerekiyor. Borderline kişilik bozukluğu hakkındaki tüm detayları Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Cemil Çelik’e sorduk.

Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Cemil Çelik, “Borderline kişilik bozukluğu, diğer adıyla ‘sınırda kişilik bozukluğu’ psikolojik bir rahatsızlıktır” diye başlıyor söze ve bu durumun yarattığı bazı sorunları açıklıyor;

 

“Kişinin özel hayatında ve iş hayatında istikrarsızlıklar, ikili ilişkilerde başarısız olma durumu yaratır. Bir gün dost gibi gördüğünü ertesi gün düşmanı olarak görebilir.”

“KALICI İLİŞKİLER KURMAK İSTER ANCAK BAŞARAMAZ”

“Peki, Borderline kişi ne hisseder?” diye sorduğumuz Psikiyatr Doç. Dr. Çelik, bu hastalığa sahip olan kişilerin hızlı ruh hali değişimi içerisinde olabileceğini belirterek “Sevgi dolu, kalıcı bir ilişki kurmak istese bile, ani ruh hali değişimi, yaşadığı bir durumu iyi ya da kötü olarak görmesi, akli olarak dengeli bir duygu ve davranış hali gösterememe durumlarından dolayı bunu gerçekleştiremez. Bu hastalığı yaşayan bireyler, intihara teşebbüs, yasaklı madde kullanım eğilimi de gösterebilmektedir.” diyor.

 

Doç. Dr. Çelik, Ergen yetişkinlerde de görülebilen bu hastalığın tanısının 16 yaşına kadar koyulamayacağının altını çiziyor.

 

“Erken yetişkinlerde görülebilir ancak 16 yaşına kadar tanı koyulamaz. Aşırı öfke, sinirlilik hali çocukların ergenlik dönemlerinde görülen doğal davranışlardandır. Fakat yaş ilerledikçe bu durumlar azalmak yerine devam ediyorsa ve diğer semptomlar da görülüyorsa bu tanı konulabilir. Hastalık bu safhalarda tedavi edilirse, ilerleyen dönemlerde iyileşme görülebilir. Kadınlarda, erkeklere oranla 3 kat daha fazla görüldüğü belirlenmiştir.”

BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU NEDEN OLUR?

Borderline kişilik bozukluğu ile alakalı en çok merak edilen konulardan biri ise elbette hastalığın nedenleri ve tetikleyicileri. Doç. Dr. Çelik, genetik yatkınlığın tetikleyici etken olduğunu söylüyor; “Borderline genetik mi sorusuna istinaden yapılan araştırmalarda, kişilik bozukluklarının genetik bağı olduğu, ailede olan başka bir psikiyatrik hastalığın tetikleyici olduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda, erken yaşta yaşanılan travmalar, özellikle çocukluk döneminde yaşanılan ihmal, taciz, terk edilme gibi olaylar borderline kişilik bozukluğunda görülen en önemli etkenlerdendir. Bu şekilde olan çok vaka görülmektedir.”

ÇOCUKLUK DÖNEMİ ÇOK ÖNEMLİ!

Doç. Dr. Çelik, birçok bilim insanına göre çocuğun büyüme evresinin, özellikle anne olmak üzere ebeveyn davranışının oldukça etkili olduğunu belirttiğini dile getiriyor ve konuyu şöyle açıklıyor;

Örneğin, Kernberg isimli bilim insanı, borderline kişilik bozukluğunda ortaya çıkan yalnız kalamama ve terk edilmişlik duygusunun, çocuğun anneye ihtiyaç duyduğu zamanlarda annenin çocuğun yanında olmaması, gerekli ilgiyi göstermemesi nedeniyle oluştuğunu belirtmiştir.

BORDERLİNE NE GİBİ PROBLEMLER YARATIR?

Psikiyatr Doç. Dr. Cemil Çelik borderline kişilerin toplumun parçası olmakta zorlandığını söylüyor ve bu kişilik bozukluğunun yarattığı problemleri sıralıyor.

 

Kişi, toplumun bir parçası olarak istikrarlı bir hayat süremez, eğitim hayatında güçlükler yaşar, sık sık iş değiştirme, aşırı öfke, aşırı cinsel aktivite, alkol madde kullanımı, dürtüsellik, hızlı araba kullanma, kendine zarar verme, kavga vb. davranışlardan dolayı hapse girmeye kadar sorunlar yaşar. Kadınlarda istenmeyen gebelik durumuna neden olabilir.

BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU OLAN BİRİ MUTLU OLABİLİR Mİ?

“Borderline kişiler mutluluğu aşırılıkta ararlar” diyen Psikiyatr Doç. Dr. Cemil Çelik “Aşırı para harcama, aşırı hız, haz için yasaklı madde kullanımı anlık mutluluk verici şeyleri tercih ederler. Dışlanmamak için çok çaba sarf ederler, dışlanmak hissi onlar için dayanılmaz olmaktadır. Boşluk hissi onları intihar, kendine zarar verme, aşırı dozda ilaç alma gibi eylemlere yöneltir.” diyor.

ÖFKE SORUNLARI VE KENDİLERİNE ZARAR VERME İHTİMALLERİ VAR

 

“Borderline kişilik bozukluğunun belirtileri ve tipleri nelerdir?” diye sorduğumuz Doç. Dr. Çelik, bu kişilerin kendilerine zarar verme ihtimali olacağını belirterek sözlerine başlıyor. Doç. Dr. Çelik “Öfke sorunu bir diğer önemli belirteçtir” diyor ve öfke kontrolü yapamama, sık sık kavgaya karışma gibi eğilimler gösterdiklerinden bahsediyor.

 

Bir kişiyi gözünde olduğundan daha fazla büyütme ve küçültme gibi uç davranışlarda bulunurlar. Bu kişilerin toplum içinde yer bulamama, terk edilme korkuları, kendilerini kötü ve hiç var olmamış gibi görmeleri, kendilerine zarar verme şeklinde sonuçlanabilir.

 

Doç. Dr. Çelik, borderline kişilik bozukluğu ile bipolar bozukluğun birbiri ile karıştırılmaması gerektiğini söyleyerek aralarındaki belirgin farkları anlatıyor;

 

“Bipolar ile borderline karıştırılan iki tür bozukluk olsa da bipoların ruh değişimi, depresif davranışı günlerce hatta aylarca sürebilmektedir. Borderline ruh hali, ani değişiklikler göstermektedir.”

TEDAVİDE DUYGUSAL VE DAVRANIŞSAL SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN PSİKOTERAPİ GEREKİYOR

Psikiyatr Doç. Dr. Çelik, borderline kişilik bozukluğunun tedavisinde, bireylerin duygusal ve davranışsal sorunlarının çözümü için, ruh sağlıklarının geliştirilmesi ve korunmasını amaçlayan psikoterapi tekniklerinin kullanıldığını belirtiyor. Psikoterapi ile kişinin durumunu yönetebilme, sorunlarla başa çıkma becerisini geliştirme konularında yardımcı olunmasının hedeflendiğini açıklayan Doç. Dr. Çelik, “Yeni yaklaşım yöntemleri hastaların belirtilerini azaltma ve iyileştirme konusunda etkili olmuştur. Hastanın psikiyatrist ile yaptığı görüşmede hem şimdiki durumun tespiti, hem de geçmişiyle olan hikayesini öğrenmek amacıyla görüşmeler yapılır.” diyor

KİŞİ PSİKOTERAPİ İLE DUYGULARINI YÖNETMEYİ ÖĞRENİR

Borderline kişilik bozukluğunda psikoterapinin etkilerinden bahseden Doç. Dr. Çelik, psikoterapinin kişinin, hastalıktan dolayı kontrol altına alamadığı duygularını yönetmeyi öğrenmesine, ikili ilişkilerde ise karşıdakinin duygularını önemseyerek ilişkiyi geliştirmesine yardımcı olabileceğini ve hayat kalitesini arttırabileceği dile getiriyor.

Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Çelik, borderline kişilik bozukluğunda kullanılan psikoterapi yöntemlerini ise şu şekilde sıralıyor;

 

Diyalektik Davranış Terapisi: Kanıta dayalı tedavi yöntemidir. Tek bir hasta veya birden fazla hasta ile yapılabilir. Kişinin duygularını nasıl yöneteceğini, ilişkilerini nasıl geliştireceğini gösteren, yöntemlere dayalı bir terapidir.

Şema Odaklı Terapi: Tek bir hasta veya birden fazla hasta ile yapılabilir. Bireyin kendi ihtiyaçlarını karşılamada yol göstericidir.

Zihinselleştirme Temelli Terapi: Bireyin, kendi duygu, düşünce ve ruh haline ilişkin farkındalığının artmasını, durumuyla ilgili alternatif yolları görmesini sağlayan konuşma terapisidir.

Doç. Dr. Çelik, bu terapilerin yanında, aile bireyleri ve değer verdiği diğer bireylerin katılımıyla yapılan, duygusal öngörülebilirlik ve problem çözme eğitiminin de diğer terapi yöntemlerinin yanında ek terapi olarak kullanıldığını belirtiyor ve yakın çevresinde bu hastalığa sahip olan kişiler için bazı önemli önerilerde bulunuyor;

Ailenizde veya yakın çevrenizde borderline kişilik bozukluğu olan bir birey varsa, aklınızda borderline kişilik bozukluğu hastasının yakını olarak ne yapmalıyım sorusu varsa, öncelikle yakını olarak durumu kabullenip çözüm yolları aramalı, hastalıkla ilgili bilgi sahibi olmalısınız.

Özellikle kriz anında ne yapacağını psikiyatristi ile planlamalı, yol haritası belirlemelisiniz. Hastanın yasaklı madde kullanımı varsa, mutlaka tedavi ettirilmelidir.

Kendi gibi borderline kişilik bozukluğu bulunan hastalarla iletişime geçmek, onlarla tecrübeleri paylaşıp ortak bir güven ortamı yaratmak hastalığın olumsuz etkilerini azaltmada önemli bir etken olacaktır. Bu bağlamda grup terapileri önerilmektedir.

Bu hastalık için henüz onaylanmış bir ilaç geliştirilmemiştir. Bu hastalık ile ortaya çıkan depresyon ve anksiyete için verilen ilaçlar bu sorunların yönetiminde etkili olmuştur. borderline Kişilik Bozukluğu için bir ilaç tedavisi olmasa da etkili psikoterapi yöntemleri hastalar üzerinde olumlu etkiler yarattığı görülmüştür. Hastanın hastalığı ile ilgili farkındalığı arttığında iyileşme belirtileri de artmaktadır.

Üçüzleri onu hayata bağladı 1

Üçüzleri onu hayata bağladı

Bu oyunlar çocuklar için uygun değil... 10

Bu oyunlar çocuklar için uygun değil…