Erkeklerde korunma yöntemleri:

GERİ ÇEKME YÖNTEMİ : RİSKLİ

Türkiye’de yaygın olarak kullanıldığı düşünülen bu uygulama, erkeğin boşalmadan hemen önce penisini vajenden dışarı çekerek vajen dışına boşalmasıdır.

Bir doğum kontrol yöntemi olmaktan çok uzak olan bu uygulamanın pek çok sakıncaları vardır.

Öncelikle bilinmesi gereken, boşalma öncesinde erkeklerde halk arasında zevk suyu olarak da adlandırılan sıvının da içerisinde de sperm hücrelerinin bulunabileceğidir.

Bu sıvı penis ereksiyon halindeyken ve boşalmadan çok önce salgılanır, çok az bir miktar sıvı olmasına rağmen içerisinde az sayıda da olsa sperm hücresi bulunma ihtimali vardır.

PREZERVATİF: EN UYGUNU

Prezervatif (kondom, kılıf) gebelikten korunmak amacıyla çok uzun yıllardır kullanılan etkin ve kolay bir doğum kontrol yöntemdir.

Günümüzde prezervatifler lateks adı verilen bir maddeden üretilmektedir ve içerisine eklenen sperm öldürücü katkı maddeleri ile daha güvenilir hale gelmiştir.

Ancak lateks allerjisi olan erkekler ve ayrıca kadınlar için prezervatif kullanımı sakıncalıdır.

VAZEKTOMİ:

GERİ DÖNÜŞÜ YOK

Vazektomi, erkek doğum kontrol yöntemleri arasında en etkili ancak geri dönüşü olmayan bir gebelikten korunma yöntemidir.

Bu yöntemde bölgesel anestezi altında her iki sperm kanalının kesilerek bağlanması ve sperm kanallarının devamlılığının tamamen ortadan kaldırılması amaçlanır.

Ayakta uygulanan bir cerrahi müdahale olup, yapıldıktan hemen sonra hasta evine, işine rahatlıkla dönebilir.

İşlem nedeniyle ortaya çıkabilecek sorun ihtimali yok denecek kadar azdır.

Erkekler vazektomiden sonra da semen üretmeye, aynı cinsel işlev, arzu ve heyecanları yaşamayı sürdürür.

Görünüm ve duygu bakımından aynı kalırlar.

Vazektomili erkeklerin bu işlemden pişman olup eski durumlarına geri dönmek istemeleri halinde ya mikrocerrahi teknikler ile kesilen sperm kanallarının uçları birbirine yeniden dikilir, ya da TESE yöntemi ile testislerden alınan sperm kullanılarak tüp bebek yapılır.

Her ikisinin de başarısı düşük olup, her zaman sonuç vermeyebilir.

Bu nedenle geri dönüşü olmayan bir yöntem olarak kabul edilmelidir.

Dr. Zahide Küçük