Ergenlik Döneminde En Çok Görülen 7 Problem

Çocukluktan yetişkinliğe geçiş olarak adlandırılan “Ergenlik Dönemi”nde çeşitli sorunların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Bu sorunların temel sebebi, bağımsız ve özgür olmak isteyen gencin davranışlarında meydana gelen değişimlerdir.

Ergenlik döneminde yaşanan değişimlerin bir kısmı davranış problemlerine sebep olmaktadır. Ergenlik öncesinde hiçbir davranış problemi göstermeyen çocuklar da dâhil, tüm gençlerde belirli oranlarda davranış problemleri görülmektedir.

Gençlerde görülen davranış problemlerinin bazıları yaşla birlikte düzelirken, bazıları doğru şekilde müdahale edilmezse daha ciddi sorunlara sebep olabilmektedir.

İyi ve etkili bir ebeveyn olmak bu problemleri anlamayı ve bu problemlerle bilinçli bir şekilde başa çıkmayı gerektirir. Sürekli değişen günümüz şartlarında klasik yöntemlerle bu problemleri çözmeye çalışmak, problemlerin daha da büyümesine sebep olacaktır. Gençlerin problem teşkil eden davranışlarıyla başa çıkmak için ilk önce anne babanın kendi tutumlarını değiştirmesi gerekir.

Gençlerde sık görülen 7 davranış problemi ve başa çıkma yolları

1. Uzaklaşmak

Gençler, bu dönemde mahremiyet arayışı içindedir. Yalnız kalmaya, aileden uzaklaşmaya ihtiyaç duyarlar. Aileden uzaklaşan gencin hayatında arkadaşlar önem kazanır. Arkadaşlarını kaybetmekten, onlar tarafından dışlanmaktan korkar.

Anne baba, bu durumda genci yargılamak ve eleştirmek, özel eşyalarını karıştırmak yerine gencin mahremiyet talebine saygı duymalı, arkadaşlarıyla zaman geçirmesine izin vermeli, kontrol edilmesi gereken durumlarda uzaktan kontrol yöntemini kullanmalıdır. Aksi şekilde davranıldığında ebeveyn-genç ilişkilerinin daha da kötüye gitmesi kaçınılmazdır.

2. Sosyal Medya ve Elektronik Cihazlara Bağımlılık

Günümüzde gençlerin sosyal medya, oyunlar, cep telefonları ve diğer elektronik cihazlara olan bağlılığı inkâr edilemez bir gerçek. Bu durum gençleri rahatsız etmese de anne babaların en çok şikâyet ettiği sorunların başında gelmektedir.

Bu sorunla başa çıkmak için anne babalara düşen gencin sosyal medya ve teknolojik cihazlara yüklediği anlamı ve bu sanal dünyadan elde ettiği faydayı keşfetmektir. Çünkü bir sorunu ortadan kaldırmanın en güzel yolu o sorunun kaynağını bulmaktır.

3. Sürekli Kuralları İhlal

Gençler ergenlik dönemiyle birlikte bağımsızlıklarını ilan ederler. Otoriteyi ve kuralları sevmezler. Anne babanın iyi niyetle sorduğu otoriter bir soru bile gençleri rahatsız eder.

Bu nedenle aile tarafından belirlenen ve gence dikte edilen kurallar, aile içi çatışmalara sebep olur. Genç, kendi hayatıyla ilgili kuralları kendisi belirlemek ister. Sağlıklı bir iletişim kurarak kuralları çocuğunuzla birlikte belirlemeniz bu sorunla başa çıkmanızı kolaylaştıracaktır.

4. Ailenin Onaylamadığı Arkadaş Çevresi

Arkadaş çevresi ve arkadaşlık ilişkileri ergenlik dönemindeki gençler için aileden daha önemlidir. Arkadaş ortamında dışlanmaktan ve reddedilmekten korkan gençler, arkadaşları tarafından onaylanmak ve kabullenilmek için arkadaş grubuna uyum sağlamaya çalışırlar.

Eğer genç, ailenin onaylamadığı bir arkadaş çevresine sahipse; arkadaşlarından olumsuz biçimde söz etmek yerine, onların yaptığı yanlış davranışları çocuğun kendisinin fark etmesini sağlamak daha doğru bir hareket olacaktır.

Gençte bu farkındalığın oluşması için yönlendirici olmadan gençten arkadaşlarının olumlu/olumsuz yönlerini ve ona verebileceği zararları düşünmesi istenebilir. Ancak “Onlarla zaman geçirmeni istemiyorum!” gibi ifadeler kullanılmamalı ve arkadaşlarla ilgili olumsuz söylemlerde bulunulmamalıdır.

Yasaklar koymak ya da cezalar vermek böyle bir durumda iyi bir yol değildir. Gencin o arkadaş grubunun içinde olma nedenlerini anlamaya çalışmak, bu konuda onunla konuşmak, onu dinlemek, onu suçlamadan duyduğunuz endişeyi ve üzüntüyü anlatmak daha etkili bir çözüm olacaktır.

5. Duygusallık

Gençler, ergenlikle beraber daha duygusal davranmaya başlarlar. Ebeveynlere önemsiz gelen konularda bile yoğun duygular hissederler. Küçük büyük her şeyi dramatize etme eğilimindedirler.

Küçük bir tavsiye veya herhangi bir cümle bile gencin bunu kişisel algılamasına ve aşırı tepkiler vermesine sebep olabilir. Bu durumla başa çıkmanın en etkili yolu gençlerin duygularını yaşamalarına fırsat vermektir.

6. Yalan Söyleme

Ergenlik dönemindeki gençler, yalanı genellikle bir sorunla başa çıkma yöntemi olarak görmektedir. Anne babanın, yalan söylemenin kötü bir şey olduğunu söylemesi tek başına yeterli değildir. Yalan söylemenin ortaya çıkardığı sonuçlar, ergenle birlikte karşılıklı konuşularak çözümlenmelidir.

Genci yalan söylemeye iten sebepleri bulup ortaya çıkarmak çözümü kolaylaştıracaktır. Ayrıca yalan söylemeye teşvik edecek bir ortamın oluşması ebeveynler tarafından engellenmelidir.

Gençler, eleştirel bir bakış açısı ve yargılandıklarını hissettiklerinde anlatacakları konuları ifade etmezler ve saklama eğilimi gösterirler. Gençler, çoğu zaman yalan söylediğinin farkındadır.

Fakat bunu nasıl çözüme ulaştıracağını bilemezler. Gençlerin yaptıkları hataların sorumluluğunu almalarını sağlamak en sağlıklı çözümdür. Böylelikle gençlere yanlışlarını onarması için imkân verilmiş olur.

7. Öfke/Saldırganlık Artışı

Ergenlik döneminde anne babaların çocuklarından en çok şikâyet ettikleri konulardan biri de çocukların öfkeli ve saldırgan davranışlarıdır. Hatta bazı anne-babalar çocuğun bu davranışları kendilerini kızdırmak için özellikle yaptığını düşünürler ve karşılıklı bağırış çağırışlar, sarf edilen ağır sözler hem anne-babaları hem de çocukları çaresizlik duygusu içine iter.

Fakat bu dönemde gençlerin yetişkinliğe hazırlanma mücadelesi verdiği unutulmamalıdır. Bazen öfke, gençler için bağımsızlıklarını vurgulama yoludur.

Öfke, ister bireyin kendisiyle ilgili, ister karşısındakiyle ilgili bir nedenden kaynaklansın, özenle üzerinde durulup çözümlenmesi gereken bir duygudur.

Gencin içinde bulunduğu durumu bir buz dağına benzetmek gerekirse; buz dağının suyun üzerinde kalan kısmı öfkedir; oysa suyun altında kalan kısmı çok daha geniştir, yani öfkenin ortaya çıkmasına yol açan pek çok duygu burada gizlidir.

Suyun altında kalan temel duygular birikip, sertleşip, katılaşınca buz dağının tepesindeki öfkeyi oluşturur.

Sözü geçen temel duygular kıskançlık, üzüntü, merak, yalnızlık, itilmişlik, kaygı, hayal kırıklığı, haksızlık, anlaşılamamak ve sıkıntı gibi duygular olabilir. İnsanların çoğu, öfkeyi buz dağının tepesinde yaşar ve bir türlü çözümlenmemiş bu duygulara sıkı sıkı tutunur. Oysa öfkenin kaynaklarını ortadan kaldırmayı başarmak için buz dağının altındaki temel duyguların anlaşılabilmesi gerekir.

Sonuç olarak, anne babalar için problem olan gençlerin sergilediği her türlü olumsuz davranışın bir sebebi vardır. Bu nedenle davranış problemleriyle başa çıkmak için sürekli talimatlar yağdırmak, gençle çatışmaya girmek yerine gencin davranışlarının altında yatan sebepler tespit edilmeye çalışılmalı, gerekirse bir uzmandan destek alınmalıdır.

 

Yazar: Bütünsel Gelişim Koçu Meryem ŞANLI