Kuzey yarım kürede kış ayları yaklaşırken, dünyada koronavirüs vaka sayıları hızla artışını sürdürüyor. İnsanların artık daha çok kapalı alanda bulunması koronavirüs ve grip virisünü kapma ihtimalini güçlendiriyor. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Gamze Varol son dakika açıklamalarda bulunarak, “Grip ve koronavirüsün solunum yoluyla bulaşacağı öngörüldüğünden maskeyi takmaz, el yıkama kurallarına dikkat etmez ve fiziki mesafeye gereken özeni göstermezsek hem grip virüsünü hem de koronavirüs alabiliriz ve ikisi birlikte hiç istemediğimiz sonuçlara neden olabilir” dedi.

Dünyada koronavirüs vaka sayıları hızla artışını sürdürürken uzmanlar uyarılarını daha yüksek tondan yapmaya başladı. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Gamze Varol, maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarının yeni tip koronavirüsün (Covid-19) yanı sıra gribe karşı da koruma sağlayacağını söyledi.

Varol, AA muhabirine, tüm dünyanın Covid-19 ile mücadele ettiğini, Türkiye’nin de 10 Mart’tan sonra önlemleri hızla aldığını belirtti.

Bu kapsamda “evde kal” uygulamasının başlatıldığını, 65 yaş üstü ve 18 yaşın altındakilere kısıtlama getirildiğini anımsatan Varol, “Haziran ve temmuzda kademeli olarak düğünler, dernekler, sınırların açılması, illerin birbirine geçişi oldu. Bizler sosyalleşmeyi seven bir milletiz. Covid-19’lu bir hastaya geçmiş olsuna gidiyoruz ya da o karantinaya giderken hep birlikte arkasından su dökerek uğurluyoruz. Böyle de bir kültürel durum var, bunu engelleyemedik.” dedi.

Varol, sünnet düğünleri, evlilikler, nişanlar, kutlamalar ve tatillerin herkesi zor duruma soktuğunu vurgulayarak, “Herkes zincirlerini kırmış gibi bir anda açılmaya başladı. Bu açılma şu anki durumumuzu ve gerçekliği bize yaşattı.” diye konuştu.

“KİMSEYE GÜVENMEYECEĞİZ”

Maskeli bir hayat, sosyal mesafe ve hijyen kuralına dikkat edilmesi gerektiğine değinen Varol, şöyle devam etti:

“Kimseye güvenmeyeceğiz. Biz zannediyoruz ki eşimiz, dostumuz, komşumuzdan bir şey bulaşmaz. Zaten bulaşmayacağını düşünüp de maskeyi çıkarıp birlikte çay kahve içtiğimiz arkadaşlarımız nedeniyle birbirimize bulaş oluyor. Yani sokakta maskeyle yürürken virüs üstümüze atlayıp bizi hasta etmiyor. Sosyal zamanlarda herkes pozitifmiş gibi düşünmeliyiz çünkü bu hastalık hiç belirtisiz geçirilebiliyor. Belirtisiz olunca, kendimizi hasta hissetmeyince maske takmıyoruz, korumuyoruz. Dolayısıyla büyüklerimizi enfekte edebiliyoruz. Bu noktada iş bizde bitiyor. Az gezelim, dikkatli olalım, maske takmayı ihmal etmeyelim.”

“ÜST ÜSTE İKİ ENFEKSİYON HAYATİ TEHLİKEYİ ARTIRIR”

Sonbahar-kışla birlikte grip salgınının da arttığına işaret eden Varol, şunları kaydetti:

“Tıp dünyası bize ‘Üst üste iki enfeksiyon insan bünyesini epey yorar, hayati tehlikeyi artırır’ diyor. Grip ve koronavirüsün solunum yoluyla bulaşacağı öngörüldüğünden maskeyi takmaz, el yıkama kurallarına dikkat etmez ve fiziki mesafeye gereken özeni göstermezsek hem grip virüsünü hem de koronavirüsü alabiliriz ve ikisi birlikte hiç istemediğimiz sonuçlara neden olabilir.

Tersine eğer biz hijyen kurallarını çok iyi uygularsak, maskemizi düzgün takarsak hem koronavirüsten hem de grip virüsünden kurtulacağımız için aslında bu seneyi belki önceki yıllardan daha rahat atlatabiliriz.

Çalışmalar şunu gösteriyor ki eğer koronavirüs için biz bu kadar hassas davranırsak belki grip daha az olacak. O yüzden bir tarafta her iki virüsü de alıp çok ağır bir hastalık atlatmak diğer tarafta çok basit tedbirleri yapmak var.”

KAYNAK: AA